"Bankada çalışıyorum" İngilizcede hem I work in a bank hem I'm working in a bank olabilir. Hangisi olduğunu Türkçe söylemez; İngilizce söylemek zorundadır.
1Aynı Türkçe, iki İngilizce
Kalıcıysa present simple, geçiciyse present continuous. Kararı Türkçedeki ek vermez; kendine sorarsın: bu kalıcı mı, geçici mi?
2İşaret kelimeler
| Present simple | Present continuous |
|---|---|
| always, usually, never | now, right now, at the moment |
| every day, on Sundays | today, this week, these days |
İşaret her zaman olmaz; o zaman karar anlamdan çıkar. Gözünün önünde olan bir şey present continuous, genel bir durum present simple: Look, it's raining. (Bak, yağmur yağıyor.) It rains a lot here. (Burada çok yağmur yağar.)
3Bir cümlede ikisi
- She usually drinks tea, but today she's drinking coffee.Genelde çay içer ama bugün kahve içiyor.
- He plays football on Sundays; right now he's playing in the park.Pazarları futbol oynar; şu an parkta oynuyor.
- I work in an office, but this week I'm working from home.Ofiste çalışıyorum ama bu hafta evden çalışıyorum.
İlk yarı alışkanlığı, ikinci yarı o anki durumu anlatıyor. Farkı en net aynı cümlede görürsün.
know, like, want gibi bazı fiiller geçici bir durumu anlatsalar bile -ing almaz; onu bir sonraki derste göreceksin.
4Sıra sana
Parantezdeki fiili doğru biçimde yaz, sonra altındaki cevaplara bak.
- I ___ to work every day. (walk)
- Be quiet. The baby ___. (sleep)
- She ___ in London this year. (study)
- Water ___ at 100 degrees. (boil)
Cevaplar: walk (her gün) · is sleeping (şu an) · is studying (bu yıl, geçici) · boils (genel gerçek)