Telefonda birkaç hazır cümle konuşmanın neredeyse tamamını taşır: kendini tanıtmak, birini istemek, bekletmek ve kapatmak.
1Telefonun kalıpları
Tanıdığın biri seni aradığında Hi, it's Ali ya da Hi, this is Ali dersin; telefonda sesi tanıttığın için this ya da it kullanılır. Tanımadığın birini arıyorsan Hi, my name is Ali da çok doğaldır.
2Çevirince bozulan dört cümle
| Türkçe | İngilizce | Neden? |
|---|---|---|
| Ayşe'yle görüşebilir miyim? | Can I speak to Ayşe, please? | "Görüşmek" değil, konuşmak istenir: speak to |
| Benim. | Speaking. | Aranan kişi sensen tek kelime yeter |
| Kim arıyor? | Who's calling, please? | Who are you? telefonda sert duyulur |
| Seni sonra ararım. | I'll call you back. | Telefonla aramak call; search kaybolan şeyi aramaktır |
3Baştan sona bir arama
- A: Hello?A: Alo?
- B: Hi, this is Ali. Can I speak to Ayşe, please?B: Merhaba, ben Ali. Ayşe'yle görüşebilir miyim?
- A: Speaking. Hi, Ali. How are you?A: Benim. Merhaba Ali, nasılsın?
- B: I'm fine, thanks. And you?B: İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
- A: I'm busy right now. I'll call you back.A: Şu an meşgulüm. Seni sonra ararım.
- B: OK. Talk to you later. Bye.B: Tamam. Sonra konuşuruz. Görüşürüz.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Alo, ben Zeynep. Mert'le görüşebilir miyim?
- Kim arıyor?
- Benim.
- Seni sonra ararım.
Cevaplar: Hello, this is Zeynep. Can I speak to Mert, please? · Who's calling, please? · Speaking. · I'll call you back.