Kısım 3'ten beri zamanlar tablosunun hücrelerini tek tek açtın. Şimdi hepsi bir arada; bu sayfaya ilk aylarda sık döneceksin.
1Üç soru
- Ne zaman? Geçmiş mi, şimdi mi, gelecek mi?
- Olaya nasıl bakıyorsun? Bütün olarak mı (bitti ya da hep böyle), ortasından mı (sürüyor, sürüyordu), sonraki bir ana bağlayarak mı (şimdiye ya da geçmişteki bir ana)?
- Sinyal kelime var mı? yesterday, now, since, already, by the time, tomorrow…
2Tablo
| Örnek | Adı ve işi |
|---|---|
| I work. | present simple: hep böyle, alışkanlık (every day) |
| I'm working. | present continuous: şu an sürüyor (now, Look) |
| I worked. | past simple: bitti, zamanı belli (yesterday, ago) |
| I was working. | past continuous: o anda sürüyordu (at six, while) |
| I've worked. | present perfect: geçmiş, şimdiye bağlı (ever, just, since) |
| I've been working. | present perfect continuous: başladı, sürüyor (for an hour) |
| I had worked. | past perfect: geçmişteki bir andan önce (by the time) |
| I'll work. | will: tahmin, söz, anlık karar (I think) |
| I'm going to work. | going to: niyet, plan, kanıt |
| I'm working tomorrow. | be + -ing: ayarlanmış randevu |
Her satırda fiil aynı; değişen yalnız önündeki be, have, will ve fiilin biçimi.
3Aynı Türkçe, farklı hücre
Türkçede dördü de "çalışıyorum"; İngilizcede dört ayrı yapı. -yor üç ayrı hücreye, "-di" iki ayrı hücreye, "-ecek" birkaç ayrı biçime gider; bu yüzden eke değil, üç soruya bak.
4Sıra sana
Her cümleyi tabloyla eşleştir, sonra altındaki cevaplara bak.
- Kitabı dün okudum.
- Bu kitabı okudum; istersen sana veririm.
- Sen aradığında yemek yapıyordum.
- Vardığımda o gitmişti.
- Sanırım yarın yağmur yağacak.
- Bu yaz İspanya'ya gideceğim; niyetim bu.
Cevaplar: I read the book yesterday. · I've read this book. · I was cooking when you called. · She had left when I arrived. · I think it'll rain tomorrow. · I'm going to go to Spain this summer.