"Bu doğru olabilir." could'un bu işinde geçmişle hiçbir ilgisi yok: That could be true.
1Geçmiş değil: olabilir
Olumlu cümlede It could rain ile It might rain aynı şeyi söyler. Türkçe ikisine de "-ebilir" der.
2could'un dört işi
| İş | Örnek | Türkçesi |
|---|---|---|
| Geçmişte yetenek | I could swim at five. | Beş yaşında yüzebiliyordum. |
| Kibar rica | Could you help me? | Yardım edebilir misiniz? |
| Olasılık | That could be true. | Bu doğru olabilir. |
| Öneri | We could go to the movies. | Sinemaya gidebiliriz. |
Hangisi olduğunu cümle söyler: geçmiş bir zaman ifadesi yeteneği, Could you…? ricayı, bir tahmin olasılığı, We could… bir öneriyi gösterir. Öneri yumuşaktır; Türkçedeki "-ebiliriz, ne dersin?" tonunu taşır.
3Olumsuzda ayrılık
| might not: belki değil | couldn't: olamaz |
|---|---|
| It might not rain. (Belki yağmaz.) | That couldn't be true. (Bu doğru olamaz.) |
| She might not be at home. (Evde olmayabilir.) | She couldn't be at home. (Evde olamaz.) |
"Belki değil" demek istiyorsan might not; couldn't kesin bir "olamaz" söyler. Bu "olamaz" anlamını, aynı işi gören can't ile birlikte iki ders sonra göreceksin.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Haklı olabilirsin.
- Pazar buluşabiliriz. (öneri)
- Bu biraz zaman alabilir.
- Belki yağmur yağmaz.
Cevaplar: You could be right. · We could meet on Sunday. · This could take a while. · It might not rain.