may'in iki işi var. Biri might'ın resmî kardeşidir (It may rain later); öbürü izin istemenin en kibar yoludur (May I come in?).
1İki iş
may de bir yardımcıdır: arkasından yalın fiil gelir, -s almaz, soruyu ve olumsuzu kendisi kurar.
2Olasılık: might mı, may mi?
| Günlük: might | Resmî: may |
|---|---|
| It might rain later. | It may rain later. |
| The train might be late. | The train may be late. |
| She might not come. | She may not come. |
İki sütun aynı olasılığı söyler; fark yalnız ton. Bir arkadaşına mesaj yazarken might, bir iş e-postasında ya da hava durumunda may daha doğal durur.
3İzin: en kibar hâli
| Günlük | Kibar | En kibar |
|---|---|---|
| Can I come in? | Could I come in? | May I come in? |
| Can I ask a question? | Could I ask a question? | May I ask a question? |
May ile izin yalnız I ve we için sorulur; başkasından bir şey rica ederken Can you…? ya da Could you…? dersin. Cevap olarak Yes, you may biraz öğretmen tonu taşır; günlük konuşmada Sure ya da Of course dersin.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bir soru sorabilir miyim? (en kibar)
- Sonra kar yağabilir. (resmî)
- Girebilir miyiz? (en kibar)
- Ali bu akşam gelmeyebilir.
Cevaplar: May I ask a question? · It may snow later. · May we come in? · Ali may not come tonight.