Gerçek bir sohbette cümlelerin yarısı iki üç kelimedir: Been to Rome? Neither have I. Did she? Sounds good. Sohbeti bu küçük parçalar akıtır; hepsinin ortak noktası, önceki cümlenin yardımcısını geri göndermektir.
1Bir sohbet
- A: Been to Rome?A: Roma'ya gittin mi?
- B: No, I've never been. Have you?B: Hayır, hiç gitmedim. Sen?
- A: Neither have I. But my sister went last year.A: Ben de gitmedim. Ama kız kardeşim geçen yıl gitti.
- B: Did she? Did she like it?B: Öyle mi? Beğendi mi?
- A: She loved it. She says the food is amazing.A: Bayıldı. Yemeklerin harika olduğunu söylüyor.
- B: I love Italian food.B: İtalyan yemeğine bayılırım.
Sohbet bir plana dönüyor:
- A: So do I. Want to go next spring?A: Ben de. Gelecek bahar gitmek ister misin?
- B: Sure. Can you get time off?B: Olur. İzin alabilir misin?
- A: I think so. Can you?A: Sanırım. Sen?
- B: I hope so. I'll ask my boss tomorrow.B: Umarım. Yarın patronuma soracağım.
- A: Sounds good. Let me know.A: Güzel. Bana haber ver.
- B: Will do.B: Tamam, veririm.
Karşındaki I've never been derse have ile (Neither have I), she went derse did ile (Did she?) cevap verirsin.
2Kalıplar
Yardımcıyı önceki cümle seçer: love → do, have been → have, went → did.
3Sıra sana
Doğal bir tepki ver, sonra altındaki cevaplara bak.
- I've never been to Japan. (Sen de gitmedin.)
- I love jazz. (Sen de seviyorsun.)
- My brother lives in Canada. (Şaşırdın.)
- Will it rain tomorrow? (Yağmamasını umuyorsun.)
Cevaplar: Neither have I. / Me neither. · So do I. / Me too. · Does he? · I hope not.