İngiliz dizilerinde sık sık I've got a car duyarsın. Bu yeni bir anlam değil: sahiplik anlatırken have got, have ile aynı şeydir.
1İki yol, aynı anlam
he, she, it ile has got olur. Konuşmada neredeyse hep kısaltılır: I've got, she's got. Buradaki 's, is değil has'tir: She's got = She has got.
2Sorusu ve olumsuzu kolay
have öne geçer, not have'in arkasına gelir; tıpkı am, is, are'de olduğu gibi.
- Have you got a minute?Bir dakikan var mı?
- We haven't got any milk.Hiç sütümüz yok.
- Has she got a car?Arabası var mı?
3Yalnız sahiplikte
| Ne anlatıyorsun? | have got olur mu? | Örnek |
|---|---|---|
| Sahiplik | Olur | I've got a car. |
| Bir iş yapmak | Olmaz | I have breakfast at eight. |
"Var" diyebiliyorsan have got kullanabilirsin; "yapıyorum" diyorsan kullanamazsın. Kahvaltı yapmak bir iştir: I've got breakfast at eight yanlıştır.
Konuşurken ikisi de doğaldır. Resmî bir yazıda düz have daha güvenlidir; bir konuşmada ya da metinde birini seçip ona sadık kal.