Markette üç kural aynı dakikada çalışır: listede some, soruda ve olumsuzda any, sayılamayan bir şeyi sayarken bir ölçü.
1Listeden kasaya
Türkçe bu cümlelerde ismin önünü çoğu zaman boş bırakır ("Süt lazım"); İngilizce bir kelime koyar ve onu cümleye göre seçer. Çoğul eki maddeye değil ölçüye gelir: two bottles of water.
2Fiyat ve kasa
Fiyat sorusu tekil ve çoğul ayrımını izler: peynir sayılmaz, is; elmalar çoğul, are.
3Bir alışveriş, baştan sona
- Clerk: Hi, can I help you?Satıcı: Merhaba, yardımcı olabilir miyim?
- You: Yes, I need some milk and some bread.Sen: Evet, süt ve ekmek lazım.
- Clerk: The milk is over there.Satıcı: Süt şurada.
- You: Do you have any eggs?Sen: Yumurtanız var mı?
- Clerk: Sorry, we don't have any eggs today.Satıcı: Kusura bakmayın, bugün hiç yumurtamız yok.
- You: A kilo of tomatoes, please. How much is the cheese?Sen: Bir kilo domates, lütfen. Peynir ne kadar?
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Biraz peynir lazım.
- Elmanız var mı?
- İki şişe su, lütfen.
- (Kasiyer "Başka bir şey?" diyor.) Bu kadar, teşekkürler.
Cevaplar: I need some cheese. · Do you have any apples? · Two bottles of water, please. · That's all, thanks.