"Bu ay üç kitap okudum." Kitaplar bitti ve sayıldı. "Bütün gün okuyorum." Okuma sürüyor. İki cümle de şimdiye bağlı; İngilizcede biri düz present perfect, öbürü have been ve -ing.
1Kaç tane mi, ne kadar süre mi?
| I've done: sonuç | I've been doing: süreç |
|---|---|
| sayı: three books, twice | süre: all day, for hours, since nine |
| iş bitti | iş bitmemiş olabilir |
| How many…? | How long…? |
Sayı varsa düz biçim gerekir, çünkü kaç tane olduğunu ancak biten işte sayabilirsin. Türkçe bu farkı zaten yapar: "üç kitap okudum" ile "bütün gün okuyorum".
2Aynı fiil, iki anlam
Aynı rapor, aynı fiil: düz biçim işin bittiğini söyler, -ing'li biçim yalnız uğraştığını. work, live gibi fiillerde süreyle iki biçim de olur: I've worked here for years da doğru, I've been working here for years da.
3How many ve so far
How many ve so far (şimdiye kadar) biten işin sayısını sorar; düz biçim ister.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bu hafta iki film izledim.
- Sabahtan beri bu raporu yazıyorum.
- Şimdiye kadar kaç sayfa okudun?
- Bütün öğleden sonra ders çalışıyorlar.
Cevaplar: I've watched two movies this week. · I've been writing this report since morning. · How many pages have you read so far? · They've been studying all afternoon.