"Sabahtan beri çalışıyorum." Bu cümlede iki şey bir arada: iş geçmişte başladı ve hâlâ sürüyor. İngilizce ikisini üst üste koyar: I've been working since morning.
1Üç parça
| Özne | Biçim |
|---|---|
| I / you / we / they | have been working · I've been working |
| he / she / it | has been working · she's been working |
have, been ve -ing: üçü de şart. Olumsuzu haven't been (I haven't been sleeping well), sorusu have'i öne alır: Have you been waiting long?
2Başladı, sürüyor
Türkçenin "-den beri … -yor" kalıbı bu yapının en yakın karşılığıdır. work, live, study gibi fiillerde düz present perfect de doğrudur ve anlam çok yakındır; know, like, have (sahip olmak) gibi durumlar ise -ing almaz: I've known her for years.
3Az önce biten, izi duran eylem
Bu yapının bir işi daha var: az önce biten ama izi hâlâ duran bir eylemi anlatır. Eylem bitti, sonucu şimdi görünüyor.
4Sıra sana
have been ve -ing ile kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- İki saattir seni bekliyorum.
- Bütün gün kar yağıyor.
- Öğlenden beri çalışıyorlar.
- Yorgunum; bütün gün temizlik yapıyorum. (clean)
Cevaplar: I've been waiting for you for two hours. · It's been snowing all day. · They've been working since noon. · I'm tired; I've been cleaning all day.