İngilizcenin en sık kelimesi the, tek bir şey söyler: "hangisinden bahsettiğimi biliyorsun."
1Bir kedi, sonra the cat
İkinci cümlede Türkçe "kedi"yi yalın bırakır; İngilizce hangisi olduğunun belli olduğunu the ile söylemek zorundadır. İlk kez bahsederken a, sonra the.
2Dinleyen nereden biliyor?
- Daha önce bahsedildi: Kedi ilk cümlede tanıtıldı; artık hangisi olduğu belli.
- Ortamda tek: Odanın kapısı, evin banyosu, masadaki tuz: Turn off the light. Where's the bathroom?
- Cümle söylüyor: Arkadan gelen bilgi hangisi olduğunu belirler: the man in the red shirt (kırmızı gömlekli adam).
Türkçe bunu bazen -ı ekiyle (kapıyı kapat), bazen hiçbir şeyle (tuvalet nerede?) yapar. İngilizce her seferinde the der.
3a mı, the mi?
| a: herhangi biri | the: bildiğin o |
|---|---|
| I need a pen. | Can I use the pen? (masadaki) |
| There's a cat outside. | The cat is hungry. |
| Is there a bank near here? | The bank is closed. |
Soru hep aynı: dinleyen hangisini kastettiğimi biliyor mu? Bilmiyorsa ya da fark etmiyorsa a, biliyorsa the.
4Sıra sana
Boşluğa a ya da the koy, sonra altındaki cevaplara bak.
- I have ___ dog. ___ dog is very small.
- Can you open ___ window? (odadaki tek pencere)
- Is there ___ pharmacy near here?
- ___ woman in the blue dress is my aunt.
Cevaplar: a · The · the · a · The. Üçüncüde herhangi bir eczane olur; dördüncüde mavi elbise hangi kadın olduğunu söylüyor.