"Bu müze görülmeye değer." İngilizcede: This museum is worth seeing. Bazı kalıplardan sonra fiil her zaman -ing alır: worth, no point, spend time, have trouble, busy.
1worth -ing: değer
2Anlamı yok, faydası yok: no point, no use
"Beklemenin anlamı yok", "ağlamanın faydası yok": There's no point ve It's no use + -ing. Kendini tutamamak için de -ing gelir: can't help + -ing.
- There's no point waiting. He isn't coming.Beklemenin anlamı yok. Gelmiyor.
- There's no point in arguing with her.Onunla tartışmanın anlamı yok.
- It's no use crying about it now.Şimdi buna ağlamanın faydası yok.
- I couldn't help laughing.Gülmeden edemedim.
3Vakit harcamak, zorlanmak
Zamanını ya da paranı bir işe harcarken, bir işte zorlanırken iş -ing ile söylenir.
- I spent the whole weekend cleaning.Bütün hafta sonunu temizlik yaparak geçirdim.
- We had trouble finding your house.Evini bulmakta zorlandık.
- She wastes a lot of time watching videos.Video izleyerek çok vakit harcıyor.
4busy -ing: bir işle meşgul olmak
"Yemek yapmakla meşgul" derken busy + -ing gelir: She's busy cooking. Araya with ya da to girmez.