Bir fotoğrafı ya da pencereden gördüğün bir sahneyi anlatırken her şey tam o an oluyor. Bu yüzden sahne anlatmanın fiili is, are ve -ing'dir: The children are playing.
1Parkta bir öğleden sonra
- It's a sunny afternoon in the park.Parkta güneşli bir öğleden sonra.
- The sun is shining.Güneş parlıyor.
- The children are playing with a ball.Çocuklar topla oynuyor.
- A man is reading a newspaper.Bir adam gazete okuyor.
- An old woman is sitting on a bench.Yaşlı bir kadın bankta oturuyor.
- A dog is sleeping under the tree.Bir köpek ağacın altında uyuyor.
- Everyone is smiling
Fotoğraf eski olsa bile içindeki an donmuştur ve sen o anın içinden konuşursun. Türkçe de betimlerken -yor kullanır; burada iki dil örtüşür.
2Üç adım
| Adım | Yapı | Örnek |
|---|---|---|
| Sahneye sok | there is, there are | There's a man on the bench. |
| Hareket ver | is, are ve -ing | He's reading a newspaper. |
| Görünüşü söyle | is, are ve özellik | He's old. The sky is blue. |
Bir sahneyi anlatırken bu üç adım arasında gidip gelirsin: There are two girls. They're laughing. They're very young.
3Tekil mi, çoğul mu?
children sonunda -s olmasa da çoğuldur: are. everyone herkesi anlatsa da tekildir: is. Hava için özne her zaman it'tir.
4Sıra sana
Bir kafe fotoğrafı düşün. Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bir garson kahve getiriyor.
- İki adam satranç oynuyor.
- Bir kız telefonla konuşuyor.
- Dışarıda yağmur yağıyor.
Cevaplar: A waiter is bringing coffee. · Two men are playing chess. · A girl is talking on the phone. · It's raining outside.