Hâlâ, henüz, çoktan, artık: dört zaman kelimesi. Türkçe onları cümlenin çoğu yerine koyabilir; İngilizcede her birinin sabit bir yeri ve sevdiği bir cümle türü var.
1Dört kelime, iki yer
| Kelime | Anlamı ve yeri |
|---|---|
| still | hâlâ; ortada |
| already | çoktan, zaten; ortada |
| yet | henüz; sonda, olumsuz ve soru |
| anymore | artık … değil; sonda, olumsuz |
Ortadakiler fiilin önüne ya da be'nin arkasına girer: I still work there, She's still here.
2Cümlede
Türkçe "zaten biliyorum" ya da "biliyorum zaten" diyebilir; İngilizcede already fiilin önünde durur: I already know.
3still mi, yet mi?
İkisi aynı durumu anlatabilir, ama bakış farklı: still süren şeye, yet beklenen şeye bakar.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Hâlâ yağmur yağıyor.
- Henüz hazır değilim.
- Cevabı zaten biliyorum.
- Ali artık sigara içmiyor.
Cevaplar: It's still raining. · I'm not ready yet. · I already know the answer. · Ali doesn't smoke anymore.