Türkçede üç kelime var: bu, şu, o. İngilizce yalnız iki mesafe ayırır, ama çoğulda kelimeyi değiştirir: this, that, these, those.
1Dört kelime, iki soru
| Bir tane | Birden çok | |
|---|---|---|
| Yakın | this (bu) | these (bunlar) |
| Uzak | that (şu, o) | those (şunlar, onlar) |
Elindeki telefon this phone, masanın öbür ucundaki that phone. Elindeki anahtarlar these keys, karşı kaldırımdaki insanlar those people.
Türkçenin "şu"sunun ayrı bir kelimesi yoktur. Ne kadar uzak olduğuna göre this ya da that olur.
2Tek başına ya da bir ismin önünde
- This is my brother.Bu benim kardeşim.
- That is our car.Şu bizim arabamız.
- These are my keys.Bunlar benim anahtarlarım.
- Those shoes are new.Şu ayakkabılar yeni.
Arkasındaki fiil de uyar: this is, these are. Bir ismin önüne geldiğinde a ya da the gelmez: this car, those shoes. Hangisi olduğunu zaten this ya da those söyler.
3Zamanda da yakın ve uzak
"Yakın" her zaman mesafe demek değildir. Şu an söylediğin ya da olan şey yakındır: This is important. (Şimdi söyleyeceğim şey önemli.) Bitmiş, geride kalmış şey uzaktır: That was a great film. (Geçen hafta izlediğimiz film.)
4Tanıştırırken ve telefonda
Birini tanıştırırken this dersin: This is my friend, Ali. Telefonda seni tanıyan birine kendini tanıtırken de aynı kalıp kullanılır: Hi, this is Ali.