Bu blokta karşındakiyle konuşmanın üç aracını gördün: soru sormak, bir şey istemek ve kibar olmak. Gerçek bir konuşmada üçü aynı anda gerekir.
1Yolunu kaybettin: adım adım sor
Sana yol tarif eden kişi de emir cümleleri kullanır: Go straight. Turn left at the corner. Bu blokta hem soran hem cevaplayan oldun.
2Kafede bir konuşma
- A: Excuse me, is this table free?A: Pardon, bu masa boş mu?
- B: Yes, it is. Please sit down.B: Evet, boş. Buyurun, oturun.
- A: Thank you. A coffee, please.A: Teşekkürler. Bir kahve, lütfen.
- B: Sure. Anything else?B: Tabii. Başka bir şey?
- A: No, thanks. How much is it?A: Hayır, teşekkürler. Ne kadar?
- B: It's forty lira.B: Kırk lira.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Pardon, müze nerede?
- Ne kadar uzak?
- Hadi yürüyelim.
- Lütfen geç kalma.
Cevaplar: Excuse me, where is the museum? · How far is it? · Let's walk. · Please don't be late. (ya da Don't be late, please.)
4Onar: her satırda iki hata
5İstekler tek tabloda
| Ne yapıyorsun? | Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| Emir | fiil başa | Open the door. |
| Yasak | don't ve fiil | Don't touch that. |
| Öneri | let's ve fiil | Let's go. |
| Olumsuz öneri | let's not ve fiil | Let's not wait. |
| Rica | please | Please sit down. |