Phrasal verb'leri tek tek ezberlemek zor. İşi kolaylaştıran bir şey var: parçacıkların çoğunun bir ya da birkaç düzenli anlamı vardır. up en sık iki şey katar: "tamamen bitirmek" ve "artırmak".
1up: tamamen, sonuna kadar
- Eat up your vegetables.Sebzelerini bitir.
- We've used up all the milk.Bütün sütü bitirdik.
- Can you fill up the tank, please?Depoyu doldurur musunuz?
- Drink up. We're leaving.İçeceğini bitir. Gidiyoruz.
2up: artırmak, yükseltmek
- Can you turn up the music?Müziğin sesini açar mısın?
- Speak up, please. I can't hear you.Lütfen daha yüksek sesle konuş. Duyamıyorum.
- Prices went up again.Fiyatlar yine arttı.
3up: toparlamak, düzene sokmak
clean up, tidy up ve pick up bir yeri toparlamayı anlatır: Please clean up the kitchen. Pick up your toys.
4Nesne kısa bir kelimeyse arada
Nesne it, them gibi bir kelimeyse fiil ile up'ın arasına girer: Turn it up. Eat it up. İsimse iki yer de olur: Turn up the music ya da Turn the music up.