"Bana nasıl böyle konuşursun?" Öfkeli bu cümlenin İngilizcesi kısa: How dare you speak to me like that? dare (cesaret etmek) birkaç kalıpta yardımcı gibi davranır ve arkasından yalın fiil alır.
1dare: cesaret etmek
Sıradan fiil olarak dare "cesaret etmek" demektir. Olumsuz cümlede to düşebilir.
- Nobody dared to ask a question.Kimse soru sormaya cesaret edemedi.
- She didn't dare (to) tell her parents.Ailesine söylemeye cesaret edemedi.
2How dare you…?: öfke
"Nasıl … -rsın?" diye öfkelenirken How dare + kişi + yalın fiil gelir.
3Don't you dare: uyarı
"Sakın ha" demenin güçlü yolu: Don't you dare + yalın fiil, ya da tek başına Don't you dare.
- Don't you dare touch my phone.Sakın telefonuma dokunma.
- Don't you dare tell anyone.Sakın kimseye söyleme.
4I dare say, I dare you
İki kalıp daha: I dare say "herhalde, bence" demektir: I dare say you're tired after the trip. I dare you to… ise meydan okumaktır: I dare you to jump into the pool. (Hadi, havuza atla da görelim.)