"Bir başlarsa saatlerce konuşur." Türkçe bunu -r ekiyle söyler; İngilizcede de present simple olur. Ama bir insanın huyunu, bir şeyin tipik davranışını anlatırken will de kullanılır: She'll talk for hours if you let her.
1will: huy ve tipik davranış
- She'll talk for hours if you let her.Fırsat verirsen saatlerce konuşur.
- He'll eat anything you give him.Ne verirsen yer.
- A cat will always land on its feet.Kedi hep dört ayağının üstüne düşer.
2won't: inat ya da çalışmayan bir şey
İnsan için won't "istemiyor, inat ediyor", bir makine ya da kapı için "çalışmıyor, açılmıyor" demektir.
- My son won't eat vegetables.Oğlum sebze yemiyor (yemeye yanaşmıyor).
- The car won't start.Araba çalışmıyor.
- The door won't open.Kapı bir türlü açılmıyor.
3would: geçmişteki huy ve vurgulu sitem
Geçmişteki tekrarlanan davranışlar için would kullanmayı biliyorsun: My grandfather would tell us stories. Vurgulu söylenen would ise "tam da ondan beklenecek şey" der; çoğu zaman bir sitemdir.
- — He says the project failed because of me. — Well, he would say that, wouldn't he?— Projenin benim yüzümden battığını söylüyor. — E, o tabii öyle diyecek.
- She would lose her keys on the day we're leaving.Anahtarlarını tam da yola çıkacağımız gün kaybetmesi ne kadar ona özgü.