"Belki otobüsü kaçırmıştır." Emin değilsin; yalnız bir olasılık söylüyorsun. İngilizcede: She might have missed the bus.
1Belki oldu
might, may, could burada aynı işi görür; may biraz daha resmîdir.
2Geçmiş için kesinlik ölçeği
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| She can't have left. | Gitmiş olamaz. |
| She might not have left. | Gitmemiş olabilir. |
| She might have left. | Gitmiş olabilir. |
| She must have left. | Gitmiş olmalı. |
Fiil her satırda aynı kalıyor; değişen yalnız yardımcı.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Yanlış otobüse binmiş olabilir. (bir erkek)
- Telefonunu kapatmış olabilir. (bir kadın)
- E-postamı almamış olabilirler.
- Kapıyı kilitlemeyi unutmuş olabilirim.
Cevaplar: He might have taken the wrong bus. · She may have turned off her phone. · They might not have received my email. · I might have forgotten to lock the door.