Gerek yoktu: “You needn't have brought a gift”, “I didn't need to go”
Tahmini süre: 6 dakika
Beta: dersler gözden geçiriliyor, küçük hatalar olabilir. Fark edersen hemen bildir.
"Gerek yoktu." Türkçede bu söz iki durumu anlatabilir: yaptın ama boşunaydı, ya da gerek olmadığı için yapmadın. İngilizce bu ikisini ayırabilir.
1Yaptın, gereksizdi
YAPTIN, BOŞUNA
Youneedn't havebrought a gift
YAPMADIN
Ididn't need togo
Hediye getirmene gerek yoktu. (getirdin)
→
You needn't have brought a gift.
Acele etmemize gerek yokmuş; tren gecikti.
→
We needn't have hurried; the train was late.
Endişelenmene gerek yoktu; her şey yolundaydı.
→
You needn't have worried; everything was fine.
Cümlenin öbür yarısı işin yapıldığını ve boşa gittiğini söyler: the train was late, everything was fine.
2Gerek yoktu, yapmadın
Gitmeme gerek yoktu, o yüzden evde kaldım.
→
I didn't need to go, so I stayed home.
Pazar günü çalışmasına gerek yoktu.
→
She didn't need to work on Sunday.
Aa, bir şey getirmene gerek yoktu.
→
Oh, you didn't have to bring anything.
didn't need to ve didn't have to yalnız "gerek yoktu" der; yapılıp yapılmadığını bağlam söyler.needn't daha çok İngiliz İngilizcesinde ve resmî dilde; Amerikan konuşmasında yapılmış iş için de didn't have to denir.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
Taksi çağırmamıza gerek yokmuş; Ali bizi aldı. (çağırdık)
Erken kalkmama gerek yoktu, o yüzden uyudum. (sleep in)
Bu kadar çok yemek yapmana gerek yoktu. (yaptın)
Bilet almalarına gerek yoktu; giriş ücretsizdi. (almadılar)
Cevaplar:We needn't have called a taxi; Ali picked us up. · I didn't need to get up early, so I slept in. · You needn't have cooked so much food. · They didn't need to buy tickets; entry was free.