Arkadaşın gelmedi ve telefonu da açmıyor. "Otobüsü kaçırmış olmalı." Kanıt şimdi elinde, olay geçmişte kaldı; İngilizce bu çıkarımı must have ile yapar: She must have missed the bus.
1Kesin evet, kesin hayır
| Ne kadar eminsin? | Örnek |
|---|---|
| Eminim, oldu: -mış olmalı | She must have missed the bus. |
| Belki oldu: -mış olabilir | She could have missed the bus. |
| Eminim, olmadı: -mış olamaz | She can't have missed the bus. |