"Tam çıkıyordum ki telefon çaldı." İş başlamak üzereydi, bir saniye kalmıştı. İngilizce bu "tam o anda" duygusunu be about to ile verir: I was about to leave when the phone rang.
1Tam o anda
just anlamı keskinleştirir. Türkçe bunu "-mek üzere" ve "tam -yordum ki" ile söyler.
2going to mı, about to mu?
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| I'm going to leave next year. (plan, uzak olabilir) | Gelecek yıl ayrılacağım. |
| I'm about to leave. (hemen şimdi) | Çıkmak üzereyim. |
| I was going to call you, but I forgot. (plan, olmadı) | Seni arayacaktım ama unuttum. |
| I was about to call you when you called. (tam o an) | Tam seni arayacaktım ki sen aradın. |
about to yarın ya da gelecek yıl gibi bir zamanla kullanılmaz; orada going to gelir.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Tren kalkmak üzere.
- Tam yatıyordum ki kapı zili çaldı.
- Tam sana soracaktım.
- Yağmur yağmak üzere; içeri girelim.
Cevaplar: The train is about to leave. · I was about to go to bed when the doorbell rang. · I was just about to ask you. · It's about to rain; let's go inside.