"Bir fincan daha" another cup, "öbür el" the other hand. İkisinin arasındaki fark yeni değil, çok iyi bildiğin bir fark: a ile the.
1another: bir tane daha, başka bir tane
another'ın iki Türkçesi var: "bir … daha" ve "başka bir". İkisinde de ortak nokta aynı: hangisi olduğu belli olmayan bir tane daha. İçinde an saklı olduğu için tekil bir isim ister.
2the other: belli olan öbürü
İki şeyden biri biliniyorsa öbürü the other'dır; başka bir ayakkabı olamaz. Çoğulda da aynı: the other students bilinen bir grubun geri kalanıdır.
3other ve others
Çoğul bir ismin önünde other gelir ve -s almaz; isim atılıp other tek başına kalınca others olur. Son satırdaki others, other people'ın yerini tutuyor.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bir kahve daha, lütfen.
- Öbür kapı açık.
- Başka sorularım var.
- Bazıları çay içer, bazıları kahve.
Cevaplar: Another coffee, please. · The other door is open. · I have other questions. · Some drink tea; others drink coffee. İkincide iki kapıdan biri zaten biliniyor; bu yüzden the other.