She's gone to Izmir: İzmir'e gitti, şu an orada. She's been to Izmir: İzmir'e gitmişliği var, gidip döndü. Bir kelime, koca bir fark.
1Hâlâ orada mı, döndü mü?
Türkçe "gitti" ikisini de kaplar; fark "gitti, orada" ile "gitmişliği var" arasındadır. Biri nerede diye sorulursa cevap gone, deneyim sorulursa been.
2Kaç kere: hep been
Kaç kere gittiğini söylüyorsan (twice, three times) hep been gelir: gidip dönmeden ikinci kez gidilmez. been'den sonra to gelir (been to Izmir), home'dan önce ise to yok: They've gone home.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Annem nerede? — Bankaya gitti. (şu an orada)
- Paris'e iki kere gittim.
- Hiç Kapadokya'ya gittin mi?
- Tatile gittiler; ayın sonunda dönecekler.
Cevaplar: Where's Mom? — She's gone to the bank. · I've been to Paris twice. · Have you ever been to Cappadocia? · They've gone on vacation; they'll be back at the end of the month.