-ilmek, -inmek: “I don't like being told what to do”, “without being seen”
Tahmini süre: 6 dakika
Beta: dersler gözden geçiriliyor, küçük hatalar olabilir. Fark edersen hemen bildir.
"Ne yapacağımın söylenmesinden hoşlanmam." İşi yapan sen değilsin; sana söyleniyor. -ing gereken bir yerde bu anlamı kurmak için İngilizce being + üçüncü hâl kullanır:I don't like being told what to do.
1telling mi, being told mu?
YAPAN SEN
I don't liketellinglies
SANA YAPILAN
I don't likebeing toldwhat to do
Yalan söylemekten nefret ederim.
→
I hate telling lies.
Bana yalan söylenmesinden nefret ederim.
→
I hate being lied to.
Görmezden gelinmekten nefret ediyor.
→
He hates being ignored.
Türkçe bu farkı "-il", "-in" ekleriyle yapar: söylemek / söylenmek, görmek / görülmek. İngilizce ek yerine being koyar.
2Nerede being?
Binaya görülmeden girdiler.
→
They got in without being seen.
Aynı sorunun sorulmasından bıktı.
→
She's tired of being asked the same question.
Fotoğrafının çekilmesinden kaçındı.
→
He avoided being photographed.
Övülmek insana iyi gelir.
→
Being praised feels good.
without, of, after gibi kelimelerden, enjoy, avoid, mind'dan sonra ve cümlenin öznesi olarak.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
Bekletilmekten nefret ederim. (keep waiting)
Fark edilmeden çıktı. (bir kadın; notice)
Eleştirilmekten bıktı. (bir erkek; criticize)
Davet edilmek güzel bir duygu.
Cevaplar:I hate being kept waiting. · She left without being noticed. · He's tired of being criticized. · Being invited is a nice feeling.