Birine tavsiye verirken emir sert kaçabilir. En yumuşak yol kendini onun yerine koymaktır: If I were you, I'd call her. (Senin yerinde olsam onu arardım.)
1Sohbet
- A: My manager offered me a job in another city.A: Müdürüm bana başka bir şehirde iş teklif etti.
- B: Do you want to go?B: Gitmek istiyor musun?
- A: I don't know. The money is good, but I'd miss my friends.A: Bilmiyorum. Para iyi ama arkadaşlarımı özlerim.
- B: If I were you, I wouldn't decide today. I'd wait a bit.B: Senin yerinde olsam bugün karar vermezdim. Biraz beklerdim.
- A: Should I talk to my family?A: Ailemle konuşmalı mıyım?
- B: Yes. If I were in your shoes, I'd ask my parents first.B: Evet. Senin yerinde olsam önce annemle babama sorardım.
Karşındakine ne yapması gerektiğini söylemezsin; senin ne yapacağını söylersin. Bu yüzden You should…'dan daha yumuşaktır.
2Kalıplar
if parçası sona da gelebilir, bağlamdan anlaşılıyorsa hiç söylenmeyebilir: I wouldn't worry.
3Sıra sana
If I were you ile tavsiye ver, sonra altındaki cevaplara bak.
- Arkadaşın çok yorgun ama partiye gitmek istiyor.
- Arkadaşın çok pahalı bir telefon almak istiyor.
- Arkadaşın sınavdan önceki gece geç yatmak istiyor.
- Arkadaşın, küs olduğu Ayşe'yi arasın mı bilmiyor.
Cevaplar: If I were you, I'd stay home and rest. · If I were you, I wouldn't buy it. · If I were you, I'd go to bed early. · If I were you, I'd call her.