"Zengin, yine de mutsuz." but bunu söyler; ama şaşırtıcı bir zıtlığı vurgulamak istersen: He's rich, and yet he's unhappy. Bir de "şu bakımdan" demenin resmî bir yolu var: in that.
1and yet: şaşırtıcı zıtlık
İki sıfatın arasında tek başına yet de gelir: simple yet effective (basit ama etkili), small yet comfortable.
2yet'in iki işi
yet'i "henüz" olarak biliyorsun. Cümlenin sonunda, olumsuzda ve soruda o anlamdadır; iki cümlenin ya da iki sıfatın arasında ise "yine de" demektir.
3in that: şu bakımdan
Bir yargının nedenini, hangi açıdan doğru olduğunu söylerken in that + tam cümle gelir.
- The book is unusual in that it has no main character.Kitap, ana karakteri olmaması bakımından alışılmadık.
- The two cities are similar in that both are on the sea.İki şehir, ikisinin de deniz kenarında olması bakımından benzer.