Bir iş görüşmesinde, yeni biriyle tanışırken ya da bir form doldururken aynı soruyla karşılaşırsın: Ne yapabilirsin? Cevap can ve can't ile kurulur; ikisini but bağlar.
1can, can't ve but
can'den sonra fiil yalın, herkeste aynı: I can, she can.
2Ne kadar iyi?
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| I can swim very well. | Çok iyi yüzebilirim. |
| I can swim well. | İyi yüzebilirim. |
| I can swim a little. | Biraz yüzebilirim. |
| I can't swim very well. | Pek iyi yüzemem. |
| I can't swim at all. | Hiç yüzemem. |
Türkçe dereceyi fiilin önüne koyar, İngilizce en sona. Fiili anlatırken good değil well kullanılır; "pek iyi değil" için olumsuz cümleye very well eklenir. a little bir dilin önüne de girebilir: I can speak a little Spanish.
3Sormak ve cevaplamak
- Can you drive? — Yes, I can.Araba kullanabilir misin? — Evet.
- Can you cook? — A little.Yemek yapabilir misin? — Biraz.
- Can you dance? — Not very well.Dans edebilir misin? — Pek iyi değil.
- What can you do?Neler yapabilirsin?
Kısa cevaplarda Yes, I can ya da yalnız derece yeter: A little. Not very well.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bisiklet sürebilirim ama araba kullanamam.
- Biraz İspanyolca konuşabilirim.
- Hiç dans edemem.
- Kız kardeşim çok iyi yemek yapabilir.
Cevaplar: I can ride a bike, but I can't drive. · I can speak a little Spanish. · I can't dance at all. · My sister can cook very well.