Birinin elinde ağır çantalar var. Türkçe "Yardım edeyim mi?" der. İngilizcede teklifin birkaç hazır kalıbı var ve hepsinin arkasından fiil yalın gelir: Let me help you., Shall I help you?
1Teklif ederken
- Let me help you.Yardım edeyim.
- I'll carry that for you.Onu ben taşırım.
- Shall I open the window?Pencereyi açayım mı?
- Do you want me to call a taxi?Taksi çağırayım mı?
- Can I get you anything?Sana bir şey getireyim mi?
Türkçedeki "açayım mı?" sorusunun en yakın karşılığı Shall I…?. İngiliz İngilizcesinde çok yaygındır; Amerikan İngilizcesinde aynı teklif daha çok Do you want me to…? ya da Should I…? ile yapılır. Hepsi her yerde anlaşılır.
2Teklife cevap verirken
- Yes, please.Evet, lütfen.
- That would be great, thanks.Harika olur, teşekkürler.
- No, thanks. I'm fine.Yok, teşekkürler. Gerek yok.
- Don't worry, I can do it myself.Merak etme, kendim yapabilirim.
Teklifi reddederken de thanks ekle. Tek başına No. kaba durur.
3"Ben yapayım mı?" ve "yapalım mı?"
Aynı kalıp kişiye göre anlam değiştirir. Shall I…? sen bir iş teklif edersin; Shall we…? birlikte bir şey yapmayı önerirsin. İkincisi Let's… cümlesinin soru hâlidir.
4Ofiste bir sabah
- A: Those boxes look heavy. Let me help you.A: Kutular ağır görünüyor. Yardım edeyim.
- B: Thanks, that's very kind of you.B: Sağ ol, çok naziksin.
- A: Shall I put them on your desk?A: Masana koyayım mı?
- B: Yes, please.B: Evet, lütfen.
- A: It's almost noon. Shall we have lunch together?A: Öğle oldu sayılır. Birlikte öğle yemeği yiyelim mi?
- B: Good idea. How about the café on the corner?B: İyi fikir. Köşedeki kafeye ne dersin?
- A: Perfect. I'll get my coat.A: Harika. Ceketimi alayım.
Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Pencereyi açayım mı?
- Yardım edeyim.
- Mola verelim mi?
- Yok, teşekkürler. Kendim yapabilirim.
Cevaplar: Shall I open the window? · Let me help you. · Shall we take a break? · No, thanks. I can do it myself.