Bir arkadaşın derdini anlatıyor ve sonunda soruyor: Ne yapmalıyım? İngilizcesi What should I do?; senin cevabın da çoğu zaman should ile gelir.
1Tavsiye istemek
Soruda should öne geçer: What should I do? Türkçedeki "-eyim mi?" sorusu da Should I…? ile kurulur.
2Yumuşaktan doğrudana
Hepsi doğru İngilizce; karşındakini ne kadar tanıdığına ve konunun ne kadar ciddi olduğuna göre seçersin. Çıplak bir You should bazen sert kaçar, bu yüzden çoğu zaman başına I think ya da Maybe eklenir.
3Bir dert, birkaç tavsiye
- A: I had a fight with my brother. What should I do?A: Kardeşimle kavga ettim. Ne yapmalıyım?
- B: I think you should talk to him.B: Bence onunla konuşmalısın.
- A: But he's still angry.A: Ama hâlâ kızgın.
- B: Maybe you should wait a bit.B: Belki biraz beklemelisin.
- A: Should I call him tonight?A: Bu akşam onu arayayım mı?
- B: Why don't you send him a message first?B: Önce ona bir mesaj atsana.
- A: Good idea.A: İyi fikir.
- B: And you shouldn't worry so much.B: Bir de bu kadar endişelenmemelisin.
B her seferinde başka bir kalıp kullanıyor; A ise iki soru soruyor: What should I do? ve Should I…?
4Why don't you, why don't we
Görünüşte bir soru, aslında bir öneri: "patronuna sorsana", "sinemaya gitsek ya". Sırası bildiğin olumsuz soru sırası: Why, don't, özne, yalın fiil.
5Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Ne yapmalıyım?
- Bence doktora gitmelisin.
- Belki biraz dinlenmelisin.
- Patronuna sorsana.
Cevaplar: What should I do? · I think you should see a doctor. · Maybe you should rest a bit. · Why don't you ask your boss?