I read the book. I was reading the book. İki cümle de geçmişte. Aradaki fark zaman değil, bakılan yer: birinde olayı dışarıdan, bütün olarak görüyorsun; öbüründe ortasındasın.
1Bütün mü, ortası mı?
| Bütün (simple) | Ortası (continuous) |
|---|---|
| I read the book. | I was reading the book. |
| She works here. | She's working here this month. |
| It rained. | It was raining. |
| I've written three emails. | I've been writing emails all morning. |
| I'll finish at six. | I'll be working at six. |
Türkçe geçmişte aynı ayrımı yapar: okudum / okuyordum. Şimdide ise "-yor" ikisini de taşır; İngilizce orada da ayırır: She works here. / She's working here this month.
2Üç ipucu
| İpucu | Örnek |
|---|---|
| sayı ve tamamlanma → simple | I've written three emails. · I read the whole book in two days. |
| süre ve etkinlik → continuous | I've been writing emails all morning. |
| ortasına başka bir olay düşüyor → continuous | When you called, I was reading. |
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Dün gece bütün filmi izledim.
- Kapı çaldığında duş alıyordum.
- Bugün beş sayfa yazdım.
- Bütün gün yazıyorum.
Cevaplar: I watched the whole film last night. · I was taking a shower when the doorbell rang. · I've written five pages today. · I've been writing all day.