Türkçe kibarlığı "siz" ile ve "-ebilir misiniz" ile yapar. İngilizcede "siz" yok; you herkese aynı. Kibarlık kalıbın içindedir: kalıp uzadıkça istek yumuşar.
1Kibarlık merdiveni
Günlük hayatta en çok Could you…? iş görür; please her basamağı biraz daha yumuşatır. Garsona I want a coffee sert duyulur; kibarı I'd like.
2Cevap tuzağı
mind "sakıncası olmak" demektir; Yes dersen "evet, sakıncası var" demiş olursun. Kabul etmek için Not at all., No, go ahead. ya da Sure.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- İş arkadaşına: Dosyayı bana gönderebilir misin? (could)
- Bir yabancıya: Bir dakika bekler misiniz? (would you mind)
- Garsona: Bir bardak su alayım. (I'd like)
- Trende: Pencereyi açmamın sakıncası var mı?
Cevaplar: Could you send me the file? · Would you mind waiting a minute? · I'd like a glass of water, please. · Do you mind if I open the window?