İş arkadaşın "It's cold in here" diyor ve açık pencereye bakıyor. Senden hava durumu yorumu beklemiyor; pencereyi kapatmanı istiyor. İngilizce isteği çoğu zaman söylemeden söyler.
1Söylenen ve kastedilen
| Söylenen (bağlam) | Kastedilen |
|---|---|
| It's cold in here. (pencere açık) | Pencereyi kapatır mısın? |
| It's a bit noisy in here. | Sesi kısar mısın? |
| Oh, look at the time. (sohbet ortası) | Gitmem lazım. |
| I'm a bit busy right now. | Şimdi olmaz, sonra. |
| That's an interesting idea. (toplantıda) | Pek emin değilim. |
| We should get lunch sometime. | Seni gördüğüme sevindim; bu bir randevu değil. |
Söyleneni kelimesi kelimesine alan biri kaba ya da saf görünebilir; cümleyi bağlamla birlikte oku.