Büyük bir rica için, özellikle tanımadığın ya da senden üstte birine: I was wondering if you could help me. Cümle geçmişte duruyor ama istek şimdi.
1İsteği geçmişe itmek
if'ten sonra düz sıra gelir: önce özne, sonra fiil: if you could. Son örnekte were de geçmişte, ama soru bu cumayla ilgili: geçmiş yalnız mesafe.
2Ne zaman, nasıl cevap?
Kalıbı büyük ricalara ve uzak kişilere sakla: bir müdüre, öğretmene, müşteriye. Arkadaşından kalem isterken yapmacık durur; orada Can you…? yeter.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Müdürüne: Acaba cuma izin alabilir miyim? (take Friday off)
- Öğretmenine: Acaba ödevimi okuyabilir misiniz?
- Bir müşteriye: Size bir şey soracaktım.
- Komşuna: Acaba hafta sonu kedime bakabilir misiniz? (look after)
Cevaplar: I was wondering if I could take Friday off. · I was wondering if you could read my homework. · I wanted to ask you something. · I was wondering if you could look after my cat this weekend.