Türkçe will'in de going to'nun da karşısına aynı eki koyar: -ecek. Bu yüzden seçim Türkçeden çıkmaz; iki soru bütün kararı verir.
1Karar tablosu
| Durum | En doğal | Örnek |
|---|---|---|
| Karar şimdi verildi | will | I'll get it. |
| Karar önceden verildi | going to | I'm going to visit my parents. |
| Söz, teklif | will | I'll call you. |
| Tahmin: görüş | will | I think it'll be sunny. |
| Tahmin: kanıt | going to | Look, it's going to rain. |
"En doğal" sütunu bir yasak değil, bir tercihtir. Birçok cümlede ikisi de duyulur; özellikle görüşe dayalı tahminde I think it's going to be sunny da çok yaygındır.
2Aynı Türkçe, iki durum
Türkçe ikisinde de "açacağım" der; İngilizce kararın ne zaman verildiğini cümlenin içine koyar. Telefon çalarken I'm going to get it demek, önceden planlanmış bir iş gibi duyulur; o anda verilen karar için I'll get it daha doğaldır.
3Sıra sana
Her durumda önce iki soruyu sor, sonra will ya da going to ile kur ve altındaki cevaplara bak.
- Kapı çalıyor. (Şimdi karar veriyorsun: ben açarım.)
- Gelecek ay taşınacağız. (Aylardır planlıyorsunuz.)
- Bence sınavı geçersin.
- Dikkat, kahve dökülecek. (Bardak devrilmek üzere.)
Cevaplar: I'll get it. (anlık karar) · We're going to move next month. (plan) · I think you'll pass the exam. (görüş) · Careful, the coffee is going to spill. (kanıt)