Gelecek İngilizcede fiilin bir biçimi değil, fiilin önüne gelen bir kelimedir: will. Ve will çoğu zaman "-ecek"ten çok "tamam, ben yaparım" der.
1-ecek değil, "ben yaparım"
Türkçe bu cümlelerin çoğunu -r ile söyler, -ecek ile değil; İngilizce üçünde de will kullanır. Bu yüzden will'i "-ecek" diye ezberlemek yanıltır.
2Üç iş
| Ne yapıyorsun? | Örnek |
|---|---|
| Konuşurken karar veriyorsun | The phone's ringing. I'll get it. |
| Söz veriyorsun | I'll call you tomorrow. |
| Yardım öneriyorsun | I'll make some tea. |
Üçünde de karar konuşma anında veriliyor. Kararı önceden verdiysen, yani bir planı anlatıyorsan, İngilizce çoğu zaman başka bir yapı kullanır; onu going to dersinde göreceksin.
3Biçim: will hiç değişmez
will herkes için aynıdır ve arkasına yalın fiil gelir: to gelmez, -ing gelmez, -s gelmez. Konuşmada neredeyse hep kısa hâli duyarsın: I'll, you'll, she'll, we'll.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Kapı çalıyor. Ben açarım.
- Söz veriyorum, yarın ararım.
- Çok yorgun görünüyorsun. Ben yemek yaparım.
- (Bir erkek için) Merak etme, anlar.
Cevaplar: Someone's at the door. I'll open it. · I promise I'll call you tomorrow. · You look very tired. I'll cook. · Don't worry, he'll understand.