"Ya o işi alsaydım?" Geçmişte bir yol ayrımı vardı ve öteki yola bakıyorsun. İngilizce bunu what if ile sorar: What if I had taken that job?
1Üç what if
what if'ten sonraki zaman ne kadar gerçek olduğunu söyler: present, past ya da had + üçüncü hâl. Türkçe "ya … -sa", "ya … -saydı" ile sorar.
2Sohbet
- A: Sometimes I think about that job in Istanbul. What if I had taken it?A: Bazen İstanbul'daki o işi düşünüyorum. Ya alsaydım?
- B: Well, you'd be living in Istanbul now.B: Eh, şimdi İstanbul'da yaşıyor olurdun.
- A: And I'd be earning more money.A: Bir de daha çok para kazanıyor olurdum.
- B: Maybe. But you wouldn't have met Elif.B: Belki. Ama Elif'le tanışmazdın.
- A: True. What if we hadn't met? I'd never have learned to cook.A: Doğru. Ya tanışmasaydık? Asla yemek yapmayı öğrenmezdim.
- B: And what would have happened
Cevaplarda now ve still varsa sonuç bugüne uzanıyor: would be living. Tanışma geçmişte kaldı: wouldn't have met. Türkçe iki durumda da "-rdi" der; İngilizce seçer.
3Sıra sana
Soruyu sor ve cevapla, sonra altındaki cevaplara bak.
- Ya o otobüse binmeseydin? (Kazaya karışırdın.)
- Ya tıp okusaydın? (Şimdi doktor olurdun.)
- Ya bana söylemeseydin? (Hiç öğrenmezdim.)
Cevaplar: What if you hadn't taken that bus? You'd have been in the accident. · What if you had studied medicine? You'd be a doctor now. · What if you hadn't told me? I'd never have found out.