Temkinin bir de öbür yüzü var. Kanıt güçlüyse İngilizce bunu da açıkça söyler: The data clearly show a rise. This is undoubtedly the main cause.
1Kanıt ne kadar güçlü?
| Kanıt | Örnek |
|---|---|
| zayıf: may, might | This may be one reason. |
| orta: probably, likely | This is probably the main reason. |
| güçlü: clearly, undoubtedly | This is clearly the main reason. |
Aynı cümle, üç ses: hangisini seçeceğini elindeki kanıt belirler.
2Güçlü araçlar
Fiili anlatan kelime -ly alır (clearly show); be'den sonra sıfat gelir (it is evident).
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Bu açıkça bir hata.
- Planın işe yaradığı açık.
- Sigaranın sağlığa zarar verdiğine kuşku yok.
- Bu, kuşkusuz en iyi çözüm.
Cevaplar: This is clearly a mistake. · It is evident that the plan worked. · There is no doubt that smoking harms health. · This is undoubtedly the best solution.