turn "döndürmek", on "üstünde". turn on ise "açmak" (ışığı, televizyonu). İki kelime birleşince bambaşka bir anlam çıkar; bunlara phrasal verb denir.
1İki kelime, yeni anlam
give (vermek) + up (yukarı) = vazgeçmek: bunu parçalardan tahmin edemezsin. Türkçede karşılığı çoğu zaman tek bir fiildir: aç, bırak, bak, al.
2En sık on iki
| Phrasal verb | Türkçe |
|---|---|
| turn on / turn off | açmak / kapatmak (ışık, cihaz) |
| give up | vazgeçmek, bırakmak |
| look after | bakmak, ilgilenmek |
| look for | aramak |
| pick up | (arabayla) almak |
| put on / take off | giymek / çıkarmak |
| get up / wake up | kalkmak / uyanmak |
| find out | öğrenmek (bir bilgiyi) |
| grow up | büyümek |
put on giyme hareketidir; üstünde olanı wear anlatır: Put on your coat. ama She's wearing a coat.
3Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Televizyonu kapat.
- Cüzdanımı arıyorum.
- Ayakkabılarını çıkar.
- Ankara'da büyüdüm.
Cevaplar: Turn off the TV. · I'm looking for my wallet. · Take off your shoes. · I grew up in Ankara.