Bu blokta "yan dairede oturan adam", "dün aldığım kitap" gibi tamlamaları İngilizce kurmayı öğrendin. Hepsi tek bir farka dayanır: Türkçe açıklamayı ismin önüne koyar, İngilizce arkasına.
1Bir tamlamayı adım adım kur
Türkçe bir tamlamayı İngilizceye çevirirken hep aynı sırayla ilerle: önce ismi bul, sonra onu anlatan kısmı arkasına ekle. Örnek: "dün aldığım kitap".
Üçüncü adımda that'in hemen arkasından bir kişi (I) geldi. Böyle olunca that atılabilir: the book I bought yesterday. Arkasından fiil gelseydi (the man who called) atılamazdı; o zaman cümlenin öznesi odur.
2Hangi kelime?
Kelimeyi, anlattığın ismin ne olduğu seçer.
Türkçedeki "-sen" anlamı için de dört kelime var: whoever (kim gelirse), whatever (ne istersen), wherever (nereye gidersen), whenever (ne zaman gelirsen).
3Hepsi bir arada: Deniz'in e-postası
Deniz, Bursa'dan arkadaşı Selin'e yazıyor. Her cümlede bu bloktan bir yapı var; önce cümleyi oku, sonra işaretli kelimenin neden orada olduğunu kendine sor.
- I'm writing from Bursa, which is the city where I was born.Bursa'dan yazıyorum; burası doğduğum şehir.
- Yesterday I visited the house where I grew up.Dün büyüdüğüm evi ziyaret ettim.
- The family who lives there now was very kind.Şimdi orada oturan aile çok nazikti.
- I met my old teacher, whose son was in my class.Oğlu benim sınıfımda olan eski öğretmenimle karşılaştım.
- We went to a café that I used to love.Eskiden çok sevdiğim bir kafeye gittik.
- I ordered the cake I always ordered as a child.Çocukken hep söylediğim pastayı söyledim.
Beşinci ve altıncı cümleye bak: that I used to love ile the cake I always ordered aynı yapıda. Arkasından I geldiği için that ister yazılır, ister atılır.
4Onar: her cümlede iki hata
5Virgül mü, değil mi?
| Virgülsüz | Virgüllü | |
|---|---|---|
| Ne zaman? | "Hangisi?" sorusunun cevabıysa | İsim zaten belliyse |
| that olur mu? | Olur | Olmaz |
| Örnek | The man who called is here. | My father, who is 65, still works. |