Nesneyi başa almak: “This I cannot accept”, “Money he had; time he didn't”
Tahmini süre: 6 dakika
Beta: dersler gözden geçiriliyor, küçük hatalar olabilir. Fark edersen hemen bildir.
"Bunu kabul edemem." Türkçe "bunu"yu cümlenin başına koymakta hiç zorlanmaz. İngilizce de bazen nesneyi başa alır, ama sırayı bozmadan:This I cannot accept.
1Öne alma
DÜZ
Icannot acceptthis
ÖNE ALMA
ThisIcannot accept
Böyle bir davranışa göz yummayız.
→
That kind of behavior we will not tolerate.
Sonra ne dediğini hatırlamıyorum.
→
What he said next, I don't remember.
İngilizce bunu nadiren ve bir sebeple yapar: bir karşıtlık kurmak ya da bir önceki cümleye bağlanmak için. Sebep yoksa tuhaf durur.
2Karşıtlık ve bağ
Bu kelimelerin bazılarını biliyorum, bazılarını bilmiyorum.
→
Some of these words I know; others I don't.
Parası vardı, vakti yoktu.
→
Money he had; time he didn't.
İki kitabını okudum. Birincisini çok sevdim, ikincisini bitirmedim.
→
I read two of his books. The first one I loved; the second I didn't finish.
Türkçede "Kitabı okudum" ile "Okudum kitabı" serbesttir; İngilizcede The book I read tek başına bir cümle değil, "okuduğum kitap"tır.
3Sıra sana
Nesneyi başa al, sonra altındaki cevaplara bak.
I can't eat meat, but I can eat fish. (karşıtlık)
We will not accept these conditions.
I remember his face; I don't remember his name.
Cevaplar:Meat I can't eat, but fish I can. · These conditions we will not accept. · His face I remember; his name I don't.