"Gelmek zorunda değilsin" ile "gelmemelisin" arasında dağlar var: biri serbest bırakır, öbürü yasaklar. İngilizce ikisini iki ayrı kalıpla söyler: You don't have to come. You mustn't come.
1Gerek yok mu, yasak mı?
Türkçe "zorunda değilsin" ile "-memelisin"i zaten ayırır; tuzak, "zorunda değilsin"i must'ın olumsuzu sanmaktan gelir.
2Tek soruyla seçim
Cümleyi "ama istersen yapabilirsin" diye sürdürebiliyorsan don't have to; "sakın yapma" diye sürdürebiliyorsan mustn't. Her tereddüt ettiğinde bu testi kullan.
3Biçim
| Özne | Şimdi | Geçmiş |
|---|---|---|
| I, you, we, they | don't have to | didn't have to |
| he, she, it | doesn't have to | didn't have to |
does ve did varken have yalın kalır: she doesn't have to, we didn't have to. to da hiç düşmez.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Yarın okula gitmek zorunda değilim.
- Burada sigara içmemelisin. (yasak)
- Annem çalışmak zorunda değil.
- Dün erken kalkmak zorunda kalmadık.
Cevaplar: I don't have to go to school tomorrow. · You mustn't smoke here. · My mother doesn't have to work. · We didn't have to get up early yesterday.