"Bunu bugün bitirmeliyim; başka yolu yok." Tavsiyeden güçlü, şart gibi bir zorunluluk: I must finish this today.
1Tavsiyeden güçlü: must
must'tan sonra yalın fiil gelir, must kimseyle değişmez. Türkçenin -meli eki, sert tonuyla must'a en yakın karşılıktır.
2should mu, must mu?
| Tavsiye: should | Şart: must |
|---|---|
| You should see a doctor. (Gitsen iyi olur.) | You must see a doctor. (Mutlaka gitmelisin.) |
| I should call my mother. (Aramam iyi olur.) | I must call my mother. (Aramam şart.) |
İkisi de doğru İngilizcedir; seçimi işin ne kadar ciddi olduğu belirler. must bir de coşkulu bir öneri olabilir: You must see this movie. (Bu filmi mutlaka izlemelisin.)
3Kurallar ve tabelalar
Yazılı kurallar must'ı sever; burada zorunluluğu koyan kişi değil, kuralı yazan kurumdur.
4Sıra sana
Önce kendin kur, sonra altındaki cevaplara bak.
- Hemen gitmeliyim.
- Bu kitabı mutlaka okumalısın.
- Öğrenciler üniforma giymelidir. (kural)
- Daha dikkatli olmalıyız.
Cevaplar: I must go now. · You must read this book. · Students must wear a uniform. · We must be more careful.